İstanbul’da 09/07/2019 tarihinde Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenTüketicinin Korunmasının Güçlendirilmesi Teknik Destek Projesi Satıcı ve Sağlayıcılarının Artırılması Faaliyeti Hakkındaki toplantı öncesi ve sonrası bir takım spekülatif olan  haberler yapıldı .Toplantıya katılmayan ancak toplantıya katılan farklı STK temsilcileri ile bizzat görüşen yazışan ,bir haftaya yakın zamandan beri medyayı takip eden,yönetmeliktende az çok anladığını zanneden biri olarak bazı doğruları siz meslektaşlarımla paylaşmak istiyorum

1-Yapılan toplantıda Türkiyedeki  tüm emlak camiası temsil edilmemiş olup,sektörün öncülerinin bir kısmı  haklı olarak durumu protesto etmiştir.Toplantıya Katılan Maramder Başkanı Sayın Adnan Yeşiltaşta bu haksızlığa bakanlık yetkilileri huzurunda dikkat çekmiş  İstanbul’da yapılan bu toplantının katılım sayısı olarak yeterli olmadığını İstanbul da faaliyette bulunan Federasyonlar Odalar Dernekler dahil bu konulara hakim olan duayenlerinde katılımı ile geniş katılımlı bir çalıştayın  seksen bir ilimizden temsilcilerin katıldığı bir toplantı ile Ankarada yapılmasını önemsediğini dile getirerek kayıtlara geçmesi sağlamıştır.2008 Yılından bu yana  Kanunumu İstiyorum Kampanyasını bu toplantıdada dile getiren Maramder Başkanımız Sayın Adnan Yeşiltaş a teşekkür ederim.

Detaylara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Emlakçılar yeni yasadan dertli

https://www.thmhaber.com/emlakcilar-yeni-yasadan-dertli-haber-205377

2-Toplantıda   öne çıkan diğer bir detay ,yönetmelikten  ve uygulama zorluğundan meslektaşlarımızın çok memnun olmadığı ortaya çıkmış olmasıdır.,Bazı stklar yönetmeliğin bir çok maddesinin değiştirilmesi ve ya iptali için dava açmışlardır.Yönetmeliğin çıkmasının sektöre pansuman ,esas olanın ise emlak yasası olduğunu dile getiren  İstanbul Emlak Brokerleri Kulübü İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ulvi Özcan Ve ekibine teşekkür ederim

3-Sektörde adından sıkça söz ettiren Tügem ise 150 sayfalık bir raporu sigortacıları örnek alarak yönetmeliğin aksayan ve eksik yönlerini dile getirerek  ,çözüm önerilerini belirtmiştir.Bu konuda Tügem Başkanı Sayın Hakan Akdoğan Ve Sayın Mustafa Hakan Özelmacıklıya teşekkür ederim Detaylara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yetki Belgesi Olmayan İlan Veremeyecek

https://www.emlakpencerem.com/yetki-belgesi-olmayan-ilan-veremeyecek/102990/?fbclid=IwAR0y8XSuzlBAoOrHnLLiAZjsIBj2qYx3AOx5qrjPsmjLhJvOJeY07zb2Xhs

4-Toplantıya büyük ilan sitelerinin sorumlularıda katılmış toplantıyı dikkatle takip etmişlerdir.Bu konuda yakın zamanda uygulamaya konulacak olan yetki belgesi olmadan ilan vermeme veya sahibinden ilan vermede mülkün sahibi olduğunu kanıtlama problemi kapıdadır.Ayrıca Yetki belgeleri ofislerde ilan verecek danışmanlarında Seviye-4,seviye 5 veya   müktesep hak sahibi gibi kriterleri karşılayamaması durumunda ilanlarını nasıl yayınlayacakları problemi doğmuştur.Özellikle kalabalık ofislerde ilanların bir yada birkaç kişi üzerinden sisteme girilmesi gerekebilir.

5-Taşınmaz yer gösterme bilgilerinde bazı kişisel bilgilerin paylaşılması riski ile her taşınmaza ayrı yer gösterme belgesi doldurma problemi   hakkında olumlu gelişme ve değişiklikler bekliyoruz.

6-Yönetmeliğin hazırlanmasından bu zamana  kadar Faizsiz Finans sistemi ile taşınmaz ticaretine  aracılık eden kurumlara karşı odalar ve dernekler sessiz kalmıştır.Bu toplantıda ki raporda gündeme gelmiştir.Faizsiz finans sistemi adı altında faaliyet gösteren firmalarla ilgili BDDK tarafından yeni bir çalışma yapıldığı ve organizasyon bedeli altında alınan %8  hizmet bedelleri ile taşınmaz satışına aracılık etme durumu  haksız rekabet yarattığı için ayrı bir çalışma kapsamında değerlendirilmeye alındığı bilgisine ulaşılmıştır.Çok yakın zamanda bu konuda bir düzenleme yapılacaktır.

7-Müktesep hak sahiplerinin  bu haklarını teyid eden bir kimlik kartının sahiplerine ivedilikle verilmesi konusu yine Maramder tarafından dile getirilmiş olup bu konuda en kısa zamanda bir çalışma yapılacağı  bilgisi  bakanlık yetkilileri tarafından belirtilmiştir.

8-Kalabalık ofislerde ve zincir lerde ofis yetki belgesi konusundaki kafa karışıklığı devam etmektedir. Yönetmeliğin 5. Maddesinin b bendinde geçen  Yetki belgesi, her bir işletme için ayrı ayrı düzenlenir ve devredilemez. Bir işletmede birden fazla tacir veya esnaf ve sanatkârın taşınmaz ticareti faaliyetinde bulunması durumunda işletme adına yalnızca bir yetki belgesi düzenlenir. İbaresinin taraflarca tam olarak  incelenmediği,burada geçen (Bir işletmede birden fazla tacir veya esnaf ve sanatkârın)işletmenin ortakları veya sahipleri olarakmı anlaşılacağı yorumu belirsiz kalmıştır. Konu ençok franchise ofisleri ilgilendirmektedir. Çünkü taşeron sistemi ile iş yapan bağımsız işletmecilerden müteşekkil bir ofiste yukarıdaki madde uygulanamaz.Malesef bu konuda temsilde eksik kalınmıştır.

9-Yönetmelikte    Yetkilendirme sözleşmesi: 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde sayılan kişiler ile iş sahibi arasında düzenlenen ve belli bir bedel karşılığında 13 üncü maddede belirtilen hizmetlerin verilmesini öngören sözleşmeyi,ç bendi ise  İş sahibi: 13 üncü maddede belirtilen hizmetlerin yürütülmesi hususunda işletme ile yetkilendirme sözleşmesi düzenleyen gerçek veya tüzel kişileri, ifade eder diyor

Bu durumda 2 problem ortaya çıkıyor

1-İsim hakkı kullanan firmalardaki danışmanlar kendi nam ve hesaplarına sözleşme yapmadıkları için hizmet bedelini nasıl sahip olacaklar?

2-Yetki belgesi sahibi ofisler adına yetkilendirme yapılırsa ,Bağımsız  danışman işletmecilere  yetkisiz emlakçılık yaptırılmış olacak.Umarım bir çıkar yol bulunur

10-5 Haziran 2018 den bu yana İstanbulda  geçiş süresi haric aradan geçen 10 aylık zaman içinde taşınmaz ticareti yetki belgesi alması gereken sadece İstanbul da kayıtlı 13.500 civarında esnaf ve tacirden başvuru sayısının % 8 ler civarında olması,İl ticaret müdürlüğünün ise başvuruları değerlendirme sayısının % 4 lere yakın olması……Aklıma deli deli sorular geliyor.Bu işi ciddiye alan çok az.Ciddiye alanı değerlendirende yetersiz kadro ile işe yetişemiyor. Ne olacak bakalım. Odalar ve komiteler üyelerini harakete geçirmek için 2023 seçimlerinimi bekliyor.

Bu arada bilinçli bir şekilde yapılan veya yaptırılan kimse kendi evini satamayacak,Emlakçısız satış yapılmayacak,,25000 TL ceza var gibi gerçek dışı haberlerin ve algı operasyonlarının mesleğimize zarar meslektaşlarımıza ise itibar kaybettirici olduğunu belirtirim

Saygılarımla

Seyfettin Şenel

AKLIMDAKİ DELİ SORULAR” hakkında 1 yorum

  1. Metin Gezer dedi ki:

    Sn. Seyfettin Şenel, öncelikle ifade etmek isterim ki çok önemli hususlara temas etmiş bulunmaktasınız.
    Bundan dolayı size özellikle teşekkür etmek isterim.
    Benim burada önemli bir konu ya bir kez daha dikkat edilmesi hususunda bir arz’ım olacak.
    Bizler, yani bu mesleği uzun yıllar dır icra eden tüm meslektaşların içerisinde ” henüz Emlâk sektörü bu denli korunma ihtiyacı duyulmadığı zamanlardan olmak kaydı ile ” mesleğimizi icra etmek te olan ve gerek yaş itibarı gerek ise kendi dönemsel yaşam şartlarının getirdiği bir çok sebebten eğitim olarak LİSE diploması olmayan bir çok meslektaşımız bulunmaktadır.
    Yeni yasa ile getirilen şartlara bakıldığında bu konumda olan arkadaşlar için kısa bir süre ve oda üyeliği şartı getirilmiştir.
    Burada önemle dikkat çekilmesi gereken husus bence şu dur,
    Birinci olarak yasalar geçmiş e yönelik çıkarılmaz, şayet böyle bir duruma ihtiyaç duyulur ise bu konuda hassasiyet gerektiren durumlar göz önüne alınmalıdır, meselâ artık LİS ye gitmesi mümkün olmayan veya bunun şartları aşırı zorlayacağı durumlara muafiyet getirilmelidir.
    İkinci olarak, Oda kaydı olmayanlar veya geçmişte Oda kaydı olmayanlar veya Oda kaydı nı süreç sonrası yapmak isteyenler LİS diploması olmaksızın yetki belgesi alamazlar denmektedir.!
    Burada ilâve edeceğim son husus Yetki belgesi icra alanında gereklidir, Oda üyeliği ise bir mecburiyet değil ihtiyaç tır, yani sektörün doğru yol alması için gerekli olan birliktir, şayet bu birliğe dahil olunması isteniyor ise ivedilik ile Oda nın asli görevlerini tam, eksiksiz yerine getirme lüzum ve mecburiyet i doğar ki.! Bunlar ne ölçüde yapılmaktadır tartışılır.
    Sonuç olarak evet Oda üyeliği olmalıdır, ancak yetki belgesi Bakanlık kararı olduğuna göre Oda’ya üyelik öyle si bir şartlı baskıdan ziyade iknâ ve icraatlerdeki başarı ile tamamlanmalıdır diye düşünüyorum.
    Selâm ve Saygılarımla
    Metin Gezer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir