Şimdi sizlere anlatacağım olay tamamen gerçektir. Çok fazla detaya girmeden  durumu anlatmak istiyorum. Yurdum insanı tapuda daha az tapu harcı ödemek adına öteden beri yanlışta ısrar ediyor. Maalesef meslektaşlarımızda bu konuda  alıcı  ve satıcıya gerekli uyarıyı yerinde ve zamanında yapmıyor. Bir şey olmaz mantığı ile yapılan alım satımlarda insanlarımız mülklerini kaybediyor.

Olay çok yakınımın başına geldi.

Kendisi  Keşan da Çiftçilik yapan eniştem  Pınarhisar da  3425 m2 tarla vasıflı araziyi dünüründen  18.12.2017 tarihinde satın alıyor. Yaklaşık 100.000 Tl Bedel ödenen bu araziyi  belediyeden aldıkları rayiç bedel yazısı ile  tapuda  1.140 TL satış bedeli üzerinden tapu harcı ödeyerek işlem yapıyor. Buraya kadar bir sorun yok.

Bölgede   bu tür satışlarla ilgili fırsat kollayan ve yakınımın satın aldığı araziye sınır  bir parselin sahibi olan  bir varlık şirketi,aldığı istihbarat ile hemen harakete geçiyor.Pınarhisar AsliyeHukuk Mahkemesine başvurarak 5403 sayılı kanunun ilgili madddesi gereğince sözkonusu parselin  komşusu olduğunu,sınırdaş olması hasebi ile mevcut ön alım hakkını kullanarak şufa davası açıyor.Tapuda gösterilen satış  bedeli üzerinden (1.140 TL) tapu harcı  dahil  kendileri tarafından ödenerek tapu tescilinin kendi üstlerine yapılmasını yargılama masraflarınında yakınlarıma bırakılmasını ,tapuya satılamaz serhi konmasını talep ediyor. Bu işlemi kanuni süre içinde (şufa hakkı süresi)yaptıkları için  mahkeme talebi uygun görüyor. Yakınım tebliğatı alır almaz Pınarhisar vergi dairesine giderek rayiç bedel yükseltme talebinde bulundu. Fakat Vergi dairesi paranın verildiğine dair elde bir banka dekontu olmadığı için talebi geri çevirdi. Şu anda 3425 m2 araziyi varlık şirketine 1.140  Tl bedelle  devretmek zorundalar. Alınan bu bedel avukatlık ve yargılama ücretlerine yetmeyeceği için ayrıca ceplerinden para verecekler. Mal sahibine elden ödenen parada cabası..

Siz siz olun bu tür alımlarda komşu parsel sahiplerine   arazinin ilk sahibi tarafından   söz konusu arazinin hangi bedelle satılacağını,kanuni süre içinde  önalım hakkı kullanılmazsa dilediği kişiye satabileceğini belirten noterden bir ihtar göndertin yada taraflardan ön alım hakkını kullanmayacaklarına dair muavakat alın. Ve her daim gerçek alım satım bedeli üzerinden tapu harcı ödeyin.

Önümüzdeki günlerde  5403 sayılı toprak koruma ve arazi kullanımı kanunu TMK ile ilgili yasal  mevzuattaki boşluktan yararlanarak bir çok yatırımcı toprağını küçük bedellerle başkalarına devredecek. Eğer gerekli önlem alınmazsa bu haksız el atma teşebbüsleri  çok can yakacak. Hatta  varını yoğunu kaybeden insanlar uğradıkları haksızlık sebebi ile  başka yollar arayacaktır. Benden söyelemesi. Parasına güvenen  arkasına  kaba kuvveti alan,kanunlardaki boşluklardan yararlanan bir takım kişi grup yada şirketler yaptıkları  işin bedelini  bir şekilde öderler.Her ne kadar yaptıkları iş kanuna uygun olsada hukuka aykırıdır.En kısa zamanda maliye bakanlığı ve çevre ve şehircilik bakanlığının  bu konuya bir atması,ilgili oda ve derneklerin acilen konuyu kamuoyu gündemine getirmesi gerekir.

Konu hakkında bilgi için ;Tapuda gerçek satış bedeli üzerinden tapu harcı hesaplanacağına dair Maliye Bakanlığının

HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞi (SERİ NO: 56)

Kapsam Bilindiği gibi, 6/6/2008 tarihli ve 26898 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5766 sayılı  “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 11 ile 15 inci maddelerinde 492 sayılı Harçlar Kanununa ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

C – 63 üncü maddede yapılan değişiklikler

5766 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (c) bendi ile, 492 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.”Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır.Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir. Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası % 25 nispetinde uygulanır. Takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat yapılamaz.”Yapılan düzenleme ile, gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedeli üzerinden tapu harcı tahsil edilmesi esasına geçilmiştir. Söz konusu değişiklik, münhasıran gayrimenkul devir ve iktisaplarına yönelik olduğundan, (4) sayılı tarifenin diğer bentlerine göre yapılacak tapu işlemlerinde ilgili bentte gösterilen değer üzerinden tapu harcı hesaplanacaktır.Bu itibarla, 6/6/2008 tarihinden itibaren, yapılacak gayrimenkul devir ve iktisaplarında gerçek alım-satım bedelinin tapu işlemine yansıtılmadığının tespit edilmesi halinde, alıcı ve satıcı adına cezalı tarhiyat yapılacaktır. Tapuda işlem yapıldıktan sonra, harcın gerçek alım-satım bedelinden daha düşük bir bedel üzerinden beyan edilip ödendiğinin tespiti halinde, aradaki farka isabet eden harç, %25 oranında vergi ziyaı cezası ile birlikte tahsil edilecektir.Alıcı ve satıcıların cezalı tarhiyatla karşılaşmamaları için, tapuda yapılacak gayrimenkul devir ve iktisap işlemlerinde gerçek alım-satım bedelinin beyan edilmesine özen göstermeleri gerekmektedir.Kanun hükmü uyarınca, gayrimenkul devir ve iktisaplarında, gerçek alım-satım bedelinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarına dayalı tarhiyat yapılamayacaktır

Emlak müşaviri

Saygılarımla

Seyfettin Şenel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir