emlak müşavirleriSevgili dostlar yeni bir makalemle yeniden merhaba

”Emlak Bakanlığı” Kurulmalı aslında daha önce yazılmış bir makalemin adıydı
Kanunumu İstiyorum gibi bu konuyu da her yıl yeniden hatırlatma gereği duyuyorum.
Marmara Emlak Müşavirleri Derneğince Yönetim Kurulumuzun Yıllar önce almış olduğu karar ile çeşitli projelerimizin öncelikleri arasında yer alan en önemli projelerimizden olan Emlak Bakanlığı vardı.
Yıllarca vermiş olduğumuz mesleki mücadelemizde ”Kanunumu İstiyorum” ”Emlak Bakanlığı” ”Yerel Emlakçılar” ”Can Yoldaşlığı” ”Kan Bağışı” gibi çok sayıda projelerimizin en önemlilerinden olan Emlak Bakanlığı mutlaka kurulmalıdır.
Geçtiğimiz yıllarda görüldü ki Emlak Bakanlığı mutlaka kurulmalıdır çok önemlidir çok acildir
Sevgili dostlarım büyük şehirlerde ki çarpık kentleşmeyi uzun,uzun anlatmaya gerek var mıdır kentlerimiz yaşanmaz bir hale gelmiştir.
Gecekondular’dan günümüzün yüksek katlı akıllı dedikleri yapıların ne farkı vardır, aslında gece kondular’dan daha da tehlikeli hale gelmiş çözümü olmayan ve yaşanmaz kentler haline gelmesi sebep ve sonuç ilişkisine çok dikkatli bakıldığında Emlak Bakanlığının olmamasından kaynaklandığını görmekteyiz.
Her yerel yönetimlerin el değiştirdiğinde değişen imar mevzuatlarını görmekteyiz.
Kamu sağlığını düşünen ekolojik denge hava koridorları trafik olağanüstü durumlar savaş afet gibi hallerin gözönünde tutularak yerleşkeler imal edilmelidir.
Ülkemiz dört mevsimin dolu ,dolu yaşandığı toprakları doğası zengin dünyanın ender ülkelerinden biridir ancak son derece çarpık yapılarla yaşanmaz haldedir.
Sevgili dostlar yerleşkelerimizin daha arsa iken Emlak Bakanlığı tarafında doğru yer olarak tespit edilmesinden tutun kullanılan malzeme ve iş güvenliği sağlıklı yapı denetimi ve sağlıklı nesiller için mutlaka Emlak Bakanlığı kurulmalıdır
Büyük şehirlerimizde yaşayan insanların çoğunun barındıkları mekanlar çağdaş bir ülke insanının yaşam sürdüreceği sağlıklı kalacağı barınaklar değildir şehirlerimizde ki kaos ve kargaşa ulaşım zorlukları insanımızın sağlığını ciddi anlamda tehdit etmektedir .
Emlak Bakanlığının kurulması ile Gayrimenkulün gerçek değeri bir tane olacaktır piyasa değeri ayrı belediye değeri ayrı tapu değeri ayrı olmayacaktır.
Devlet aynı zamanda doğruculuğu teşvik etmelidir tapu değerlerinin doğru olmadığını çok konutta biliyoruz çok çarpıcı sonuçlar vardır.
Tapu değeri doğru olmalıdır tapu harçları asgariye çekilmelidir.
Her yurttaş başı dik tapuya girip başı dik çıkmalıdır
Emlak müşavirleri Kanunu acilen çıkmalıdır her emlak müşaviri yaptığı işten sorumlu olmalı tapu ve kamu kurumlarında yetkili olmalıdır.
Emlak müşavirleri doğrudan doğru bilgiye ulaşabilmelidir müşterisine doğru bilgi veremeyen yetkileri kısıtlı bir Emlak müşaviri zor koşullarda mesleğini yapmaya çalışırken yasalara bağlı mesleğine saygılı sorumlu olmak istemektedir bu her meslektaşımızın ortak arzusudur en doğal hakkıdır.Dünyanın gelişmiş ülkelerinde en saygın meslekler arasında olan emlakçılık ülkemizde henüz hak ettiği yerde değildir.Yaşanan olumsuzluklardan emlak müşaviri arkadaşlarım değil kanunsuz bırakanlar sorumludur emlakçı arkadaşlarım vergisini ödeyemediğinde haciz geliyorsa evine işine kanun istemekte haklı değil mi.? Her meslek saygın her mesleği yapan insan saygıdeğerdir.Ben buradan yetkililere sesleniyorum bizi KANUNSUZ BIRAKMAYIN lütfen
Sevgili dostlarım yeni bir makalemde yeniden buluşmak umuduyla.Sağlıklı kalın hoşça kalın Sevgi ve Saygılarımla. 25/01/2016

Marmara Emlak Müşavirleri
Yönetim Kurulu Başkanı
Adnan Yeşiltaş

EMLAK BAKANLIĞI KURULMALI 26/01/2016” hakkında 1 yorum

  1. Cengiz AKÇAKOCA dedi ki:

    Cengiz Akçakoca Bir ülkede emlak sektörü- devlet gelirlerinde bu kadar önemli bir yer kaplıyorsa, devlet bu konuyu karmaşadan kurtarmalı, taşların yerine oturmasını sağlamalıdır. Alım-Satım vergilerini arttırarak gelirin artmasını ummak, gerçekçi bir yaklaşım değildir. Vergileri normal seviyelerde tutmak, fakat gayrimenkulün hakiki değerinden satılmasını sağlamak rasyonel bir davranış olacaktır. Emlak müşavirleri, bu aşamada; devletin en yakın yardımcılarıdır. Alım-Satım konusunu alıcı ve satıcının tasarrufunda bırakmak, doğrudan maddi olarak etkilenecek olan iki kişinin kendi kafalarından devlete bağışlamayı kararlaştırdıkları en alt seviyedeki bir meblağı kabul etmek demektir. Bu bağışın miktarını yükseltmek için vergileri devamlı arttırmanın, soruna çare olmadığı, bugüne kadarki uygulamada görülmüştür. Bu kadar önemli bir konuda; yıllardan beri, defalarca teşebbüslerde bulunmamıza rağmen, kapsamlı bir Emlak ve Emlakçılık Kanunu çıkarılmayışına bir sebep bulmakta zorlanıyorum. Ayrıca bir Emlak Bakanlığı veya başka bir ad altında emlak sektörünün sorunları ve yönetimiyle ilgili bir bakanlığın kurulmasının zamanı gelmiştir diye düşünüyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir