SİMSAR (EMLAKÇI) OLMAK İÇİN EMLAKÇI OLMAYA GEREK VAR MI ?

Emlakçı atalarımızdan bize kalan mirası o kadar çok hor kullandık ve dejenere ettikki;Geldiğimiz noktada yukarıdaki başlık  ne anlama geliyor.

Hiç kimse kendi kendine paye ve ünvan veremez , mutlaka bir kurumun ve makamın onayı gerekir. Yapılan işin ve işi yapanın tarifi gerekir

Siz kendinizi doktor  berber kasap mimar olarak tanıtırsanız ilk denemenizde foyanız ortaya çıkar. Ayrıca insanlar sizden yaptığınız işle ilgili evrak doküman ve referans isterler

Emlakçılık için yukarıdakilere gerek yok. İsterseniz maliye ve oda  kaydı yaptırmayabilirsiniz. Herhangi bir kurumdan yada internetten sertifikada almanıza gerek yok. Bir masa bir kasayada ihtiyaç yok. Yaptığınız işin(asıl mesleğinizin) yanı sıra bulunduğunuz bölgedeki satılık kiralık kat karşılığı  işlerde aracı olup ,yada bunları herhangi bir emlakçıya paslayarak komisyon alır veya alınan komisyona ortak olursunuz.. Mesleğiniz her ne olursa olsun bu işi yaparsınız. Hatta insanlar size bir emlakçı kadar,hatta daha fazla  güvenirler. Takii işler sarpa sarana kadar.İşler sarpa sarınca siz asıl mesleğinize dönersiniz. Kapıcı iseniz kapıcı,yönetici iseniz yönetici,berber kasap müdür memur işsiz .Artık ne iş yapıyorsanız o  olursunuz. Zaten tanıdıklık ve hatır uğruna bu işi yapmışsınızdır. Yaptığınız bütün yanlışlar emlakçılık mesleğine fatura edilir. Ceremesini ise evine ekmek götürmekte zorlanan, vergisini, dükkan kirasını ,oda aidatını ve kartelleşen ilan sitelerine para yetiştirmeyi  başarmaya çalışan meslektaşlarım öder.Sizin yaptığınız yanınıza  kar kalır .Kimsede size bir şey diyemez.

Gelelim mesleki bilgilendirme kısmına.

Eminimki kimse sizi bu şekilde bilgilendirmemiştir. Bilenlerde kendi çabaları ile öğrenmişlerdir

Emlakçılık mesleği ile  ilgili sözleşmeler  ve alacak takipleri konusunda 2012 yılının  6 . ayına kadar adımız Tellal idi (818 SAYILI BORÇLAR KANUNU MAD. 404- 409)TELLAL …Utanmaya gerek yok. Sözleşmeler tellaliye sözleşmesi idi

2012 yılında yaptığımız işle ilgili sığındığımız kanunda adımız DEĞİŞEN TÜRK BORÇLAR KANUNU ile (6098 sayılı borçlar kanunu mad 520-525 )Simsar oldu.

Peki simsar nedir .

Borçlar kanunu MADDE 520- Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Madde 520 de yaşan işi yapan kimse SİMSAR YANİ( EMLAKÇI DIR)denir

TBK 521- 522 -523 -524 -525 inci maddeleri internetten  indirip okuyabilirsiniz.

Tanımı yukarıda bulunan işi yapmak için düz beyaz bir kâğıda tarafların imzasını alarak yapacağınız taşınmaz satışı ve kiralaması veya diğer işlemlerle ilgili  yaptığınız işler sebebi ile  hizmet bedeli alırsınız.Yaptığınız iş hukuka uygundur,ancak kanuna aykırı…

Aksini iddia edenlerin ispatlaması gerekir.

Peki binlerce,yüzbinlerce  milyonlarca lira yatırım yapıp ,emlak ofisi açan ,kira ,stopaj, vergi, oda aidatı,muhasebe ,telefon, elektrik, su ,ikram hizmeti gören ,müşterisi için araç ve elaman tahsisi yapan  benzin ve zaman harcayan ve   emlakçıyım  diye dolaşan ayakçılarla mücadele eden,aslında etmeye çalışan kişinin adı nedir. EMLAKCI.  Ötekiler ise bize göre AYAKÇI Kartvizitinizdeki adınız emlakçı,emlak danışmanı, emlak müşaviri,bölge uzmanı,gayrimenkul satış direktörü, ticari gayrimenkul uzmanı  yatırım sorumlusu,satış sorumlusu satış gurusu veya her ne ise. Hangi uluslararası firmada  yada ulusal firmada çafçaflı kartvizit ve rozetlerle bu işi yapıyorsanız yapın.Sığındığımız  kanuna göre  adınız simsar.Dikkatimi çeken diğer bir konu ise çoklu ofis yapısına  sahip ulusal ve uluslararası  firmaların  tek endişesi  komisyon  oranlarının  düşürülmesi  ile kaybedecekleri  danışman  sayısındaki  azalma.Yoksa onlarda istediklerini  aldıktan sonra yönetmeliğe  razı.Yaptığınız işin kanunu yoktur.Sığındığınız kanun vardır.

Yıllardan beri kanunu olmayan bir mesleğe hemen her kurum müdahale ediyor.Gümrük ve ticaret bakanlığı emlakçılık mecburi standart tebliğ ile oynuyor. Tapu kadastro genel müdürlüğü  yönetmelikle bir yerlere ulaşmamızı engelliyor. Belediyeler ve tapu daireleri emlakçıya bir başka gözle bakıyor. Çok uluslu ve ulusal firmalar kalabalık emlak ofisleri emlakçı ve emlak danışmanı adı altında yüzlerce binlerce oda kaydı maliye kaydı olmayan insanları taşeron sözleşmelerle ayakçı gibi çalıştırıyor. Bu hataları yapanlardan biride benim. Zaman zaman hala yapıyorum.Dedimya piyasa boyle.Yüzbinlerce ayakçı ortada çirit adıyor.Gümrük ve ticaret bakanlığı yıllardan beri beklenen emlakçılık yasasının çıkmasını bekleyenleri şoka uğratıyor.Son dakika gölü ile tasınmaz ticareti yasa taslağını ortaya atıp tartışmaya açıyor. Bizlerde esnafımızdan yöneticimize kadar söyle olsa iyi olurdu böyle olsa kötü olurdu  diye her kurum kendi adına görüş bildiriyoruz.Hiç kimse demiyormu kardeşim ne yönetmeliği? Kanunu olmayan bir mesleğin  yönetmeliğimi olur? Sessiz kalınırsa yönetmeliğinde olur .Bu yönetmeliğe  göre  bir anda 40 yıllık emlakçı  ayakçı,10 günlük ayakçı  emlakçı  olur.Yada başaranlar  emlakçı  olmaya devam eder.Tıpkı MYK(mesleki yeterlilik kurumu) nun belirlediği seviye-4 ve seviye-5  gibi  .Ama mesleğin yine kanunu yok.. En büyük sorunumuz ise bilmemek öğrenmemek. Bilmediğiniz bir konuda soru sormazsınız.Çünkü ne soracağınızıda bilmiyorsunuzdur.

Sizleri bilgilendirmeye gelenlere lütfen sorun. Yukarıdaki yazılanlar doğrumu diye?  Doğru ise önleminiz nedir ?  Ne yaptınız?  Ne yapacaksınız ? Neden yapamadınız? Nasıl yapacaksınız? deyin

Aynı  sokaklarda  koşturan,aynı  belediyeden rayiç bedel alıp,  aynı tapu dairesinde tapu işlemi  yapan ,aynı vergi dairesine vergisini  ödeyen ,aynı fiyat tarifesini uygulayan ,aynı yönetmelik ve tebliğlere göre işini yapmaya çalışan meslektaşlarımıza,  esnaf tacir ayrımı  yapılması,meslektaşlarımın kartelleşen ilan sitelerine kiradan çok para ödemek zorunda kalması,sektörün öncülerinin temsil ettikleri meslektaşlarımın derdine çare olamaması,küçük bir hizmeti ve ofis ziyaretini büyük bir lütufmuş gibi göstermeleri,geldikleri makamların ebedi olacağına inanmaları  ne büyük  haksızlık.Ben 420 000 üyesi bulunan, üniversitesi, mülkleri,iştirakleri,irtibat büroları,indirimli otel ve restaurant  bağlantıları ,sponsorlukları,bursları  kendi mecburi üyesi  olduğum  odamla gurur duyuyorum. Buna rağmen mesleğimizi temsil edenlerin yöneticilerimizin ,bağlı olduğumuz kurum ve bakanlıkların dağınık ve çok sesli yönetimlerinden rahatsızım.Herkes benim dediğim doğru derken  kaybeden biz oluyoruz

Esnaf arkadaşlarım siz ne duyuyorsunuz ne hissediyorsunuz?

 Bu yazdıklarımı okuyupta meslek  hakkında bilgisi olmayan kaldımı?

Saygılarımla

Seyfettin Şenel

Kuzengayrimenkul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir